Air France - Sky Team

Air France, İstanbul - Marsilya uçuşlarına başlıyor!

İstanbul ve Marsilya´yı haftada 4 direkt uçuşla birbirine bağlıyoruz!

Romantizmi ateşleyin! Sırt çantanızı alıp yola koyulun! Chateau d´If´in koridorlarında Monte Kristo Kontu´nun ruhunun peşine düşün! Muhteşem Fransız kıyılarının rüzgarına kapılın! Hangisi sizsiniz?

Hangi macerayı seçerseniz seçin, Akdeniz´in kalbine İstanbul´dan direkt uçabileceksiniz!


Nasıl mı?
Air France 2 Ekim 2011 tarihinden itibaren İstanbul - Marsilya uçuşlarına başlıyor! Fransa´nın ikinci en büyük şehri Marsilya´ya gerçekleştirilecek uçuşlar İstanbul – Paris hattı ile birlikte Air France´ın İstanbul çıkışlı ikinci direkt uçuş hattı olacak.

İstanbul Atatürk Havalimanı´ndan Marsilya Havalimanı´na Salı, Cuma, Cumartesi ve Pazar günü olmak üzere haftada 4 uçuş gerçekleştirecek olan Air France, bu yeni rotasıyla Güney Fransa´nın en büyük şehrini ve Cote d´Azur´un kalbini İstanbul´la birleştiriyor!

Cote d´Azur´un kalbi Marsilya´ya tek yön 65 €´dan başlayan çok cazip fiyatlarla uçun!

Tarih, kültür, deniz, güneş ve eğlencenin buluştuğu Akdeniz´in en çekici şehri Marsilya´ya Voyageur (ekonomi) sınıfı uçuşlarının tüm kapsamlı servisleriyle, üstelik hiç bir ek ücret ödemeden, tek yön her şey dahil 65€´dan başlayan cazip fiyatlarla uçabilir, Güney Fransa´nın kalbini çalabilirsiniz!

Istanbul – Marsilya rotasına doğru yol almak için, yerinizi 0212 310 19 19 numaralı Air France Çağrı Merkezi´nden, www.airfrance.com.tr online rezervasyon sisteminden ve ya seyahat acenteniz aracılığıyla ayırtabilirsiniz.

Tıklayın, 65€´dan başlayan fiyatlarla yerinizi hemen ayırtın!

Bizimle Marsilya ve Provans bölgesine uçmak için 10 iyi sebep

Çünkü Paris’ten sonra Marsilya var.
Marsilya Fransa’nın en önemli ikinci şehri. Geleceğin gençlik iksiri olarak nitelendirilen Marsilya, kültürlerin, enerjinin ve yaratıcılığın adeta bir kaleidoskopu. Kalabalığın peşine takılın, gidiyoruz!

Güneyin yaşam tarzını tadın.
Nefes alın, mola verin ve sadece rahatlayın.

Denizin ay ile birleştiği yer.
Turkuaz sularla yıkanan sarp falezleri, ayın güzelliğini alan patikaları ve dünyanın en büyüleyici koylarını keşfedin!

Mavi, pembe ve turuncu tepelerden ilham alın.
Güney Fransa’nın eşsiz ışığı, Paul Cézanne, Van Gogh, Picasso, Gauguin gibi efsanevi ressamların vazgeçilmez ilham kaynağıydı. Onların izinden gidin…

İmparator Caesar’ın favori şaraplarından tadın.
Fransa’nın en prestijli şarapları Provans kıyılarından çıkar. Chateauneuf-Du-Pape, Gigondas, Vacqueyras, Bandol gibi rakipsiz klasikleri deneyimleyin.

Güneyin lezzetleri.
Güney Fransa’nın pazarları yemekseverler için şölen niteliğindedir: yeşil – siyah zeytinler, gün kurusu meyve ve sebzeler, taze balık, otlar, şekerlemeler, nugatlar, yöresel tatlılar ve marzipan…

Ayaklarınızın altındaki çakıl taşlarının seslerini dinleyin.
Ağustos böceklerinin seslerinin peşinden gidin, aracınızı parkedin ve bu şehri yürüyerek keşfedin… Verdon, Luberon, Camargue…

Keyif alacağınız spor dalını keşfedin.
Marsilya – Provans bölgesi, karada, denizde ve havada 150 farklı çeşit spor aktivitesi için olanak tanıyan bir berekete sahiptir. Spor dalınızı seçin!

Çünkü Marsilya güneşin tatile çıktığı yerdir.
Marsilya bölgesi yılın tamamında gün ışığından en uzun süreyle faydalanan yerlerden biridir.

Çünkü herkes orada olacak.
Marsilya-Provans 2013 yılının Avrupa Kültür Başkenti seçildi.

Marsilya´yı keşfetmek isteyenler…

Marsilya (Marseille), Akdeniz ruhundaki tüm devinimleri, rüzgârları, renkleri, gürültünün gizli temposunu ve yarı aksak yarı yüksek ritmi sembolize eden bir şehir. Genç maceraperestler, “eğlenmeden duramam” diyen ve beyaz giyenler, kurumsal yüklerden yorulup sırt çantasını kaptığı gibi yollara düşenler, “yatımla her limana yanaşır, salaş şehirlerin de, lüks & debdebenin de tadını çıkarabilirim.” diyenler, aslında kısacası “harekette bereket var” a ruhen inananlar bu sahil şeridi 70 km uzanan ve Basilique Notre Dame de la Garde´den (Katedral) bakıldığında daha da bir aşık olunası kozmopolit Akdeniz şehrinin tam manasıyla tadını çıkarabilirler.

Sokaklarında “French touche” denilen Fransızlara has elektronik müzik ile Edith Piaf´ın yüksek voltajda ağıtlarının aynı anda duyulabileceği kadar ironik bir şehirden, ancak ironiyi sevenler haz alabilirler. Bir kaç farklı sosyal katmanın gözlenebileceği Marsilya´da Cote d´Azur rüzgârından nasibini alan İtalyan etkisi de hatrı sayılır ölçüde. Günün çok güzel battığı bir şehirde, gün batımının da, gün doğumunun da yaydığı ışığın tarihsel süreçte bir çok ünlü ressama ilham verdiği aşikarken, Marsilya sokaklarını usanmadan arşınlayacakların başında ressamlardan, heykeltraşlardan, yazarlardan ve müzisyenlerden oluşan geniş bir yelpazeyi içerebilecek sanat camiasının geliyor olması şaşırtıcı olmamalı.

Tatil için tercih ettiği şehirde illa ki kendi kanından, kendi kültüründen ve kendi sosyal kodlarından izler arayan ufak çaplı tarih meraklıları ya da İstanbul aşıkları da, sokaklarında tavla oynanan, 2.Dünya Savaşı´nın izlerini özellikle Vieux Port bölgesinde yoğun miktarda taşıyan, M.Ö dönemlerde Eski Foça´dan kopup gidenlerin memleket olarak benimsediği ve tüm aksak ritmli atmosferiyle İstanbul´a bir hayli benzeyen Marsilya´yı “müdavim olasılıklar” listesinin baş köşesine yerleştirebilir.

Taksi 4´lemesinin çekildiği ve Monte Cristo Kontu´nun yazıldığı yer Marsilya olduğuna göre, Taksi serisini soluksuz izleyen hayranları ve Alexandre Dumas´ın satırlara hayat verdiği eski bir hapishane olan Chateau d´If´i görmek isteyecek edebiyat meraklıları da Marsilya´yı es geçmeyecektir.

Ve tabii ki deniz & güneş meraklılarını unutmuyoruz. Marsilya´nın özellikle güneyine doğru giden otobüsler, sizi çok kısa bir süre içerisinde pırıl pırıl kumsallara götürecek ki kozmopolit sayılan bir şehir merkezinden 15 – 20 dk içerisinde güneş yüklü plajlara gidebiliyor olmak şehir insanı için bir lüks ve bu lüks de ancak tatilde yaşanabilir.